Sağlık Haberleri
Sentetik şeker beyni vuruyor
Sentetik şekerin beyin faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyebileceği belirlendi
Sentetik şeker beyni vuruyor
Sentetik şekerin beyin faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyebileceği belirlendi Devamı »
Bakterilerin en sevdiği yer: Hastaneler
BBC’nin, Edinburgh Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı keşfe dayandırdığı haberinde, büyük şehirlerdeki hastanelerin, MRSA’yı besleyen yerler oldukları, bakterinin buralardan hastaların nakledilmesi yoluyla diğer hastanelere yayıldıkları belirtildi.Sonuçları PNAS dergisinde yayımlanan araştırmada, bilim …
Bakterilerin en sevdiği yer: Hastaneler
BBC’nin, Edinburgh Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı keşfe dayandırdığı haberinde, büyük şehirlerdeki hastanelerin, MRSA’yı besleyen yerler oldukları, bakterinin buralardan hastaların nakledilmesi yoluyla diğer hastanelere yayıldıkları belirtildi.Sonuçları PNAS dergisinde yayımlanan araştırmada, bilim insanlarının, genetik kodunu, etiketleme yolu olarak kullanarak MRSA’nın hareketlerini izledikleri kaydedildi.Çalışmada, bakterinin yolculuğuna Londra ve Glasgow gibi büyük kentlerin merkezlerindeki hastanelerde başladığı, sonrasında daha küçük yerel hastanelere yayıldığı gözlendi. Bilimciler bu bilginin, antibiyotiklere dirençli bakterinin yayılmasını önleme yolları bulunmasına yardımcı olabileceğini belirterek, örneğin hastanın, bir hastaneden diğerine nakledilmeden önce MRSA bakterisi için taramadan geçirilebileceğini ve tedavi edilebileceğini söylediler.Metisiline dirençli stafilokok aureus (MRSA), ilk kez 50 yıl önce ortaya çıkmıştı.Son yıllarda bakterinin görülme oranları, artan farkındalık nedeniyle azalırken, deri temasıyla bulaşan MRSA hala sağlık hizmetlerinde önemli bir yerde.Bakteri, yatak ve yara bakım ürünleri gibi mikroplu eşyalar yoluyla da bulaşabiliyor.
Haberturk
Kene kabusu geri döndü
Kastamonu’da bu yıl Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı nedeniyle son üç günde ikinci kez ölüm olayı yaşandığı belirtildi
Kene kabusu geri döndü
Kastamonu’da bu yıl Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı nedeniyle son üç günde ikinci kez ölüm olayı yaşandığı belirtildi Devamı »
‘Çocuk deyip geçmemek lazım’
Çocuklarda yüksek tansiyon rahatsızlığının, kalp ve böbrekleri etkilediği gibi, beyin kanaması ve felce neden olabildiği bildirildi.
‘Çocuk deyip geçmemek lazım’
Çocuklarda yüksek tansiyon rahatsızlığının, kalp ve böbrekleri etkilediği gibi, beyin kanaması ve felce neden olabildiği bildirildi. Devamı »
İyi izole edilmemiş evlerde kanser riski
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesi Radyoloji Onkolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bahar Baltalarlı, toprak zemine oturmuş, derin çatlakların bulunduğu, iyi izole edilmemiş evlerde radon gazının seviyesi yüksek olduğu …
İyi izole edilmemiş evlerde kanser riski
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesi Radyoloji Onkolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bahar Baltalarlı, toprak zemine oturmuş, derin çatlakların bulunduğu, iyi izole edilmemiş evlerde radon gazının seviyesi yüksek olduğu için bu tür evlerde yaşayanların akciğer kanserine yakalanma oranının daha fazla olduğunu söyledi. Devamı »
Bilim adamları şizofreniyi çözdü
ABD’de bilim adamları, şizofreninin genetik haritasını çıkardı. Bu sayede etkili tedavi yöntemleri geliştirmek mümkün olacak
Bilim adamları şizofreniyi çözdü
ABD’de bilim adamları, şizofreninin genetik haritasını çıkardı. Bu sayede etkili tedavi yöntemleri geliştirmek mümkün olacak Devamı »
Diyarbakır’da ağız ve diş sağlığı günleri
Yenişehir Belediyesi İplik Mahallesi Eğitim Destek Evi’nde startı verilen seminerlerin yaygınlaşarak Yenişehir ilçesindeki tüm kenar mahallelerde verileceği vurgulandı. İplik Mahallesi’ndeki seminerde diş doktoru Tahir Tekeş 11-14 yaş grubundaki çocuklara, sağlıklı …
Diyarbakır’da ağız ve diş sağlığı günleri
Yenişehir Belediyesi İplik Mahallesi Eğitim Destek Evi’nde startı verilen seminerlerin yaygınlaşarak Yenişehir ilçesindeki tüm kenar mahallelerde verileceği vurgulandı. İplik Mahallesi’ndeki seminerde diş doktoru Tahir Tekeş 11-14 yaş grubundaki çocuklara, sağlıklı dişlere sahip olmayan bireylerin psikolojik olarak toplumdan uzaklaştığını ifade ederek, “Biz toplum içinde konuşmaya, insanlarla iletişim kurmaya utanırız, sıkılırız, çekiniriz ve kendimizi toplumdan alıkoyarız. Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak günde en az iki kez, sabah kahvaltısı ve gece yatmadan önce fırçalamaktır. Diş fırçanız size özel bir araçtır, diş fırçası ortak kullanılmamalıdır” dedi. İplik ve Benusen Eğitim Destek evlerinde gerçekleştirilen eğitim seminerlerine, Yenişehir Belediye Başkan Yardımcısı Güler Menteş Turhallı, Ana Çocuk Sağlık Merkezi çalışanları ve Eğitim Destek Evlerindeki öğretmenler ile çok sayıda öğrenci katılırken, katılımcı öğrencilere diş fırçası ve diş macunu dağıtıldı. Seminer sonrası bir açıklama yapan Yenişehir Belediye Başkan Yardımcısı Güler Menteş Turhallı, kenar mahallelerde yaşayan kesimlerin çocuklarını diş sağlığı konusunda eğitmek ve onları sağlık konularında bilgilendirmek amacıyla çalışmayı başlattıklarını kaydederek, “Eğitim destek evlerimizde okuyan çocuklardan başlamak üzere kenar mahallelerde yaşayan çocukları sağlık konularında bilgilendirmek amacıyla böyle bir çalışmayı başlattık. Bugün ağız ve diş sağlığı konusunda eğitim veriyoruz. Bir başka gün başka konuda eğitim vereceğiz” dedi. Sağlık konularında uzman doktorlar nezdinde bilgilendirme çalışmalarının süreceğinin mesajını da veren Turhallı, kenar mahallelerde yaşayan kesimin sağlık alanında ciddi sorunlar yaşadığını, söz konusu yaşanan sorunları en aza indirgemek için belediye olarak sağlık seminerlerini artıracaklarını söyledi.
Haberturk
İşte A’dan Z’ye diyabet
Yakın zamana kadar yalnızca kalıtımsal bir hastalık diye nitelendirilen diyabet yani şeker hastalığının son yıllarda hızla artarak önemli bir halk sağlığı sorunu olmasının altında stres ve şişmanlığın da yattığını belirtiyor …
İşte A’dan Z’ye diyabet
Yakın zamana kadar yalnızca kalıtımsal bir hastalık diye nitelendirilen diyabet yani şeker hastalığının son yıllarda hızla artarak önemli bir halk sağlığı sorunu olmasının altında stres ve şişmanlığın da yattığını belirtiyor uzmanlar.Dünya ekonomisinin globelleşmesi ile toprağa dayalı yaşam biçiminden “Coca-colonization” olarak isimlendirilen Batı tipi yaşam biçimine doğru hızlı kayış bu metabolik hastalığın artmasında önemli bir etken olmaktadır, stres de şeker metabolizmasını olumsuz etkileyerek tetiklediği şeker hastalığı ile ayrıca kalp damar hastalıklarından ölüm nedenlerinin de başında yer alıyor.Diyabet sıklığındaki artma bütün ülkeleri ilgilendirmekle birlikte Asya, Latin Amerika ve Afrika’da diyabet sıklığı diğer bölgelere göre 2-3 kat daha fazla. Dünyadaki diyabetli hasta sayısının yüzde 60′nın yalnızca Asya kıtasında yaşayacağı tahmini, bu kıtadaki ülkelerin yeni trajedilerinin diyabet ve onla birlikte görülen metabolik hastalıklar olacağını gösteriyor. Bu nedenle diyabet yeni yüzyılda endüstrileşen ülkelerde erken ölümlerin ve sakatlıkların da en önemli nedeni olması bekleniyor.Benzer durum ülkemiz için de geçerli. Bundan 40 yıl önce yeni tanı diyabet vakalarının çoğunluğu 65 yaş üstünde iken son yıllarda özellikle yüksek riskli guruplarda 35 yaş ve üstünde diyabet sıklığı giderek artıyor. Diyabet başlangıç yaşındaki bu değişim hızla batı tipi tüketim kalıplarına geçiş yapan ülkelerde erken yaştaki obezite sıklığındaki dramatik artışa bağlı görünüyor.Ülkemizde son 20-30 yılda hızlı bir köyden kente göç yaşanması ve batı tipi tüketim alışkanlıkları özellikle çocuklar ve gençler arasında yaygınlaşması şişmanlıkla birlikte diyabet oranını da artırmış durumda.Diyabetli bir hastada aşağıdaki durumların görülme olasılığı daha yüksek. Kalp krizi İnme (felç) Körlükle sonuçlanabilen göz sorunları Böbrek hastalığı Bir ayağın veya bacağın kesilme zorunluluğu Sık sık infeksiyon gelişmesi Cinsel sorunlarUzun dönemde gelişen komplikasyonlar nasıl geciktirilir veya önlenir?Uzun sürede gelişen bu komplikasyonlar bazı diyabetlilerde hiç görülmez, bazı diyabetlilerde yalnızca bir komplikasyon gelişir, diğer bazı diyabetlilerde ise çok sayıda komplikasyonla karşılaşılır.Birçok uzmana göre kan şeker düzeylerinin normal sınırlara yakın tutulması, söz konusu komplikasyonların zararlı etkilerini azaltabilir ya da önleyebilir. Sigara içmemek, tansiyonu ve kan yağlarını normal değerlerde tutmak, risk azaltan, güçlü önlemler. Belirli bir egzersiz programının uygulanması ve doğru besinlerin yenmesi de önemli.Sigara ve diyabetSigara akciğer kanserine, kronik bronşite ve damar sertliğine neden olduğundan herkes için tehlikeli. Diyabetik kişilerde damar sertliği riski zaten arttığı için, sigara içmeniz böbrek, göz bozuklukları ve sinir harabiyetlerine neden olur.Nikotin küçük kan damarlarının daralmasını artırır ve dolaşımı bozar. Sigara, bırakılması zor bir alışkanlıktır ve kişiler sigarayla en iyi mücadeleyi ona başlamamakla yapabilirler. (Günde 3 tane veya 20 tane sigara içen kişiler aynı derecede zarar görebilirler.) Bu nedenle yapılacak şey hiç sigara içmemek. Size diyabet tanısı konduktan sonra sigara içiyorsanız yapacagınız ilk şey sigarayı bırakmak olmalı.Diyabet ve alkolDiyabetik kişilere alkollü içecekler önerilmez. Alkol alındığı zaman midedeki kan damarlarından emilir ve parçalanmak üzere karaciğere taşınır. Alkol karaciğerde işlem görürken, karaciğerden vücudun gereksinmesi olduğu zaman salınan glikoz salınamadığından, bunun sonucunda kan şekeri düşer. Hatta bu reaksiyon, içki içildikten 36 saat sonra bile görülebilir. Bundan dolayı içki alınırken tok karnına içmek önemlidir. Yenilen yiyecek kan damarlarından emilen ve karaciğere ulaşan alkol miktarını azaltır. Karaciğere ulaşan alkol miktarı az olduğu için karaciğer bu alkolü parçalarken diğer görevlerini de yerine getirebilir. Eğer alkol almakta ısrarlı iseniz, likör, vermut, şampanya gibi tatlı içkiler çok fazla miktarda şeker, rakı, votka, cin, viski gibi içkiler fazla miktarda kalori içerdiklerinden, bunları kullanmaktan kaçınmalısınız. Onun yerine beyaz veya kırmızı şarap veya alkolsüz bira gibi şeker ve kalori değeri diğerlerinden daha az olan içkileri tercih etmelisiniz. Bu içkilerin miktarlarını en azda tutmanız ve bir miktar su ilave ederek içmeniz sizin için daha iyi olacaktır.Alkol ağızdan kullanılan ve kan şekerini düşüren bazı ilaçlarla alındığı zaman başağrısı, bulantı, allerjik döküntü gibi yan etkilere neden olabilir.
Haberturk
İşte kadınların 10 hatası!
İnsan doğası gereği hata yapar ve mükemmel bir yaratık değildir. Diğer yandan kadın ve erkek de iki ayrı dünyaya sahiptir. İşte tüm bu tehlikeli karışım ortaya ilişkilerdeki hataları meydana getiriyor. …
İşte kadınların 10 hatası!
İnsan doğası gereği hata yapar ve mükemmel bir yaratık değildir. Diğer yandan kadın ve erkek de iki ayrı dünyaya sahiptir. İşte tüm bu tehlikeli karışım ortaya ilişkilerdeki hataları meydana getiriyor. CİSED evlilik ve ilişki terapistlerine göre, yapılan ilk hata, çatışmasız, kavgasız mükemmel bir ilişki yaşama arzusudur. Oysa çatışmasız mükemmel ilişki diye bir şey yoktur. Sadece huzurlu, dengeli ve her iki tarafın da tatmin olduğu bir ilişki vardır. Her iki tarafın da bunu kabullenip ilişkisine bu perspektifle yaklaşması gerekli. İlişkiler söz konusu olan kadın ve erkekse elbette problemsiz olmaz. Çatışmalı bir ilişkide çözüm arap saçına dönmüşse iletişim, karşılıklı yaklaşım ve tutumlar göz önüne alınmalı. CİSED evlilik ve ilişki terapistlerine göre, çift ilişkilerinin dinamiği 3 unsur ile belirleniyor. Bunlar, Etkileşimsel Sistem, Nesillerarası Sistem ve Bireysel Sistem’dir.Etkileşimsel sistem, çiftin birbirleriyle olan iletişimi ile ilişkilerinin kuruluşundaki dinamikleri kapsıyor. Yani çift çatışmaları çözmek yerine büyütmeyi seçtiğinde sorunlar artıyor. Bireysel sistem denildiğinde özellikle bireylerin 0-7 yaş döneminde ve ergenlikte yaşadıkları birtakım yanlışlıklardan bahsediliyor. Yani çocukluk yaraları şu anki ilişkilerde sorun yaratabiliyor. İlişki dinamiklerine yönelik belirleyici olan diğer bir unsur da Nesillerarası sistem. Yani kişilerin anne-babalarının birbirleriyle ve diğer aile üyeleri ile yaşadıkları ilişkiler bu başlık altında ele alınıyor. Çiftin geçmişten gelen aile sırlarının aynen bugünkü ilişkilerine de yansıdığına dikkat çeken evlilik ve ilişki terapistleri, tüm bu faktörlerin bir araya gelmesiyle dinamiklerin belirlendiğini vurguluyorlar. İşte bu dinamikler de tarafların bir ilişkiyi sağlıklı götürüp götüremeyeceklerini belirliyor. Bir insanın mükemmel bir ilişki arayışını, cennet arayışına benzeten CİSED evlilik terapistleri, tüm bu gerçekleri göz önüne alarak çiftlere şunları tavsiye ediyorlar:“Çatışmalarınızda birbirinizi adam etmeye çalışmaktan vazgeçin. Her olayda kendi hatalarınıza odaklanıp, önce kendinizi değiştirmeye çalışın, bunu yaparken de koşulsuz olun. “Ben bunu yapıyorum, ben kendimi değiştiriyorum sen de bunu yap, sen de değiştir kendini” şeklindeki ifadeyi aklınızdan silin. Konuşmak ve iletişim kurmak zorundasınız. Haklı olmak veya üste çıkmak genellikle size hiçbir şey kazandırmaz. Bunun yerine suçlamadan dinleyin, mutlu olmayı, anlamayı, karşı tarafın söylediklerini sanki Cumhurbaşkanı veya Başbakan konuşuyormuşçasına ciddiyetle dinleyin. Anlaşılmak güveni, güven de yakınlığı getirir. Bunun tam tersi ise öfke ve yıkıma neden olur. Suçlamak, haklı olmak ve üste çıkmak hiçbir şeyi çözmeyecektir.”CİSED terapistleri, ilişkilerde kadınların ve erkeklerin kendi doğalarına göre birtakım hataları olduğuna dikkat çekiyor. İşte evlilik ve ilişki terapistlerin gözüyle kadınların 10 hatası:KADINLARIN 10 HATASI1- Kutsal anneyi oynamak:Annelik tartışmasız kutsal bir olgudur. Bugün hangi topluma bakarsanız bakın annelik kimliğin getirdiği aseksüelite vardır. Ancak bu kimliğinizi yatak odasının kapısına asmanız gerek. Çünkü eşiniz için siz onun evlenmeden önce aşık olduğu ve arzu duyduğu kadınsınızdır. Bu bakış açısı evliliğinizin en sağlam temelidir. Sizin annelik kimliği ile sevgili kimliğini birbirine karıştırmanız da bu temele balyozla vurmak gibi olacaktır. Bu nedenle evlilik hayatında önce kadın, sonra anne olmalısınız. Kadınlığınız anneliğin içinde yok olmamalıdır.2- Orgazm taklidi yapmak:Her şeyden önce bilmeniz gerekir ki, her cinsel ilişkinin sonunda orgazm olmak zorunda değilsiniz. Bu hurafeyi bir kenara bırakın. Üstüne üstlük orgazm taklidi yapmak erkeklerin tamamı tarafından reddedilen ve istenmeyen bir tutumdur. Kadınlar böyle yaparak erkeğin kendisine olan saygısını kaybetmesini engelleyerek ona iyilik yaptığını düşünür. Belki eşiniz o anda fark etmeyebilir ama daha sonra öğrenmesi ile kısır bir döngü içine girer. Sürekli sizin orgazm taklidi yapıp yapmadığınızdan şüphelenecektir. Bu durum da onda performans anksiyetesine dönüşür. Taklit yapmak yerine dürüst olun. Samimiyet ilişkilerde her zaman yerini bulacak bir tavırdır. Cinsellik salt orgazmlardan meydana gelen ve mutlaka orgazmla sonuçlanması gereken bir süreç değildir. Cinselliğinizin sonunda cebinizde kalması gerekenler, paylaşımların ve yaşanan haz anlarının bolluğudur. Başta göze alamadığınız küçük hayal kırıklıkları, daha sonra çok derin hayal kırıklıklarına yol açabilir ve hem sizi hem de ilişkinizi geri dönülmez bir noktaya taşıyabilir.3-İlişkideki gizemi kaybetmek:Bir kadının yaptığı en büyük hatalardan biri kocasına ya da erkek arkadaşına en yakın kız arkadaşıymış, ‘kankasıymış’ gibi muamele yapmasıdır. Birçok kadın ilişki süresi uzayınca erkekle her şeyini paylaşmaya başlar. Oysa kadının da erkeğinden ayrı birer dünyası vardır. Kız arkadaşlarınızla konuştuğunuz kadınsı birtakım konuları eşinizle paylaşmamanızda fayda var. Çünkü zaten sizi anlamayacaktır. Kadının da erkeğin de kendine has bir gizemi olmalıdır. Bu da her iki tarafın birbirinde aradığı bir özelliktir. Bu durumun deformasyonu da karşılıklı cinsel beklentilerin azalmasıyla ilişkinizi istemediğiniz bir noktaya sürükleyebilir. Partnerinizin size olan arzusunun devam etmesini istiyorsanız onunla kadınlığa has mahremiyetinizi paylaşmayın.4-Eşin erotik filme veya porno izleme isteğini aşağılamak:Siz bu durumu istediğiniz kadar reddedin ama günümüzde birçok erkek ergenliğinde veya hayatının bir yerinde mutlaka erotik film veya porno izlemiştir. Öncelikle bunu kabullenmeniz gerekir. Diğer yandan erotik filmler cinsel terapistler tarafından cinsel sorunları olan çiftlere tavsiye olarak sunulmaktadır. Eşinizi yargılamak ve aşağılamak yerine onun neden böyle bir seçimde bulunduğunu anlamak daha doğru.5-İlişki sırasında sessiz kalmak:Erkek doğasında cinsel olarak uyarılmak için duymaya ve görmeye ihtiyaç vardır. Bunu ondan esirgemeniz de en az onun kadar sizin de cinsel uyumunuza etki edebilir. Hissettiğinizi daha çok hissedebilmek için duygularınızı dile dökmek, gerektiğinde inlemek, çığlık atmak gibi bedensel duyumlarla dışa vurmak mutlu bir yatağın altın sırrıdır.6- Kendi bedeninde kusur bulmak:O sizi olduğunuz gibi beğendi ve sevdi. Sizin de kendinizi sevmeniz ve beğenmeniz hayatınızı kurtaracak kadar önemlidir. Unutmayın kendini sevmeyeni bir başkası gerçekten sevemez. Kendine değer vermeyene kimse gerçekten değer vermez, veremez. Kısa ya da uzunsunuz, şişman ya da çok zayıf fark etmez. O sizinle olduğunuz gibi birlikte olmak istiyor. Kendinizi sevmeniz ve bedeninizle barışık olmanız, cinsel hayattan zevk almanızın ilk ve en önemli koşuldur. Eşinizle gerektiğinde aydınlıkta, açık ışıkta birlikte olun, evde iç çamaşırlarınızla dolaşın. İlk önce kendi bedeninizle flört edin.7- Başka kadınları aşağılamak ve hakaret etmek:Başka insanları bedensel veya kişiliksel özellikleriyle aşağılamak kimse tarafından hoş karşılanmaz. Kimse kimseye benzemediği gibi farklı farklı özellikleri veya kusurları olabilir. Ancak kendini mükemmel kabul edip herkesi küçük görmek, sürekli eleştirmek ve açıklarını dile getirmek partneriniz için rahatsız edici bir hal alabilir. Kadınlar eleştirmek söz konusu olunca erkeklere göre hemcinslerine karşı acımasızdırlar. Bu tutum da erkeklerin hoşuna gitmez. Annesinin, kız kardeşinin veya kadın bir iş arkadaşının durup dururken eleştirilmesi bir süre sonra erkeğin bu eleştirileri içselleştirmesine yol açabilir. Bir gün o eleştiriler birikip size dönebilir. Bunu aklınızdan çıkarmayın. Her şeye rağmen insanlarla ve kendinizle barışık bir karakter çizerek kendinize olan güveninizi ortaya koyun. Bu size yönelik, akıllarda daha olumlu bir portre çizecektir.8- Seksi amaçlar için kullanmak:Cinselliği bir armağan gibi ruhun ve bedenin paylaşılması dışında bir amaç için kullanmak ilişkinizin kalitesini bozacaktır. Bu durum kadınlarda çok eskilere dayanan bir taktiktir. Ancak taş yerinde ağırdır. Cinsellikle günlük hayatın birtakım kazanımlarını birbirinden ayrı tutmanızda yarar var. Yatakta elde edebileceğiniz en büyük kazanç partnerinizle paylaştığınız hazlar ve güzel anlardır. Olguya bu şekilde yaklaşmalısınız. Aklınızdan çıkarmayın ki cinsellikle daha fazla sevgiyi veya gelecek garantisini elde edemezsiniz.9-Erkeğe özensiz davranmak:Her erkek ve elbette her insan beğenilmek, adam yerine konulmak, önemsenmek ister. Kendine saygı duyulmasını bekler. Partnerinin sadece davranışlarına değil kendine bakmasını, özen göstermesini de ister. Akşam partnerinin güzel kıyafetlerle kendini karşılamasını, güzel kokmasını, küçük sürprizler hazırlamasını hayal eder. Kadının bu şekilde erkeğe özenli davranması kendine ve ilişkisine verdiği değerin bir göstergesidir.10-Sadece penise odaklanmak:Erkeklerin cinsel hazzı sadece penisten aldığı doğru bir bilgi değildir. Kadın erkek fark etmeksizin insan bedeni tamamen sinir ağları ile örülmüştür. Bir erkeğin cinsel hazzı peniste yoğunlaşmış olabilir ancak tıpkı kadın gibi göğüs uçları da hassastır. Önemli olan kadının partnerinin bedenini keşfetmesidir. Bu nedenle partnerinizle çıktığınız bedensel yolculuğun önemli yol ve kavşaklarını keşfedin.
Haberturk
Doğal viagra!
21 ila 64 yaşları arasındaki 58 kişi üzerinde yapılan araştırma kapsamında 1 bardak meyve suyu içen kişilerin testosteron oranında artış olduğu, özellikle nar suyunun doğal afrodizyak etkisi meydana getirdiği ifade …
Doğal viagra!
21 ila 64 yaşları arasındaki 58 kişi üzerinde yapılan araştırma kapsamında 1 bardak meyve suyu içen kişilerin testosteron oranında artış olduğu, özellikle nar suyunun doğal afrodizyak etkisi meydana getirdiği ifade edildi.
2 haftalık araştırma sonucunda erkeklerdeki afrodizyak etkisinin, ses tonunun kalınlaşması ve cinsel arzuların artmasında gözlendiği belirtildi. Afrodizyağın kadınlardaki etkisi ise böbrek üstü bezi, yumurtalık, cinsel dürtü, kuvvetli kemikler ve kaslarda görülüyor.
Daha önce yapılan bir araştırmayla nar suyunun antioksidan açısından çok zengin olduğu bu nedenle kalp hastalıklarını önlediği ve kan dolaşımına yardımcı olduğu ortaya çıkmıştı. Araştırma sonucunda bazı kanser türlerine de olumlu etkisi olan nar suyunun osteoartrit belirtilerini azalttığı, mide bulantısına iyi geldiği hatta göz nezlesine karşı olumlu etkisi olduğu belirtilmişti.
Edinburgh’te yapılan araştırma sonucunda nar suyunun testosteron seviyesini arttırma ve kan basıncını azaltmanın yanı sıra, korku, üzüntü, suçluluk duygusu, utangaçlık ve kendine güven gibi 11 psikolojik durum üzerinde de etkisi olduğu ifade edildi.
Testosteron seviyesini yüzde 16 ila 30 arasında arttıran ve kan basıncını düşüren nar suyunun pozitif duyguları arttırdığı negatif duyguları düşürdüğü kaydedildi.
Haberturk





