Haber Bugun
İnönü Stadı yerinde yapılacak
İNÖNÜ Stadı’nın bulunduğu yerde yeniden yapılmasıyla ilgili yaşanan gelişmelere, Spor Bakanı Suat Kılıç farklı bir boyut kazandırdı. Bakanın yaptığı, “Stadyumun yerinde yenilenmesi için baştaki kararlı tutumumuzu koruyoruz. Ama projede ufak …
İnönü Stadı yerinde yapılacak
İNÖNÜ Stadı’nın bulunduğu yerde yeniden yapılmasıyla ilgili yaşanan gelişmelere, Spor Bakanı Suat Kılıç farklı bir boyut kazandırdı. Bakanın yaptığı, “Stadyumun yerinde yenilenmesi için baştaki kararlı tutumumuzu koruyoruz. Ama projede ufak değişiklerimiz olacak” açıklaması, siyah beyazlı camianın yüreğine su serpti.Kılıç, stadın yapılmasına temkinli yaklaşan Bakan Günay’ın hassasiyetlerini dikkate aldıklarının da altını çizdi.
Otel ve AVM asla yapılmayacak
Günay’ın stat projesiyle ilgili açıklamalara istinaden, stadyum çevresindeki tarihi dokuya zarar vermemek adına çaba harcadıklarını dile getiren Kılıç, “Otel ve alışveriş merkezi yapımı, projenin dışında bırakılacak. Bu yöndeki haberler, yorumlu ve abartılıdır” ifadelerini kullandı. Bakan Suat Kılıç, stadın inşaatına başlanmasını düşündüklerini dile getirdi.
Olimpiyata çok büyük katkısı olur
Yeni stadyumun yapımı esnasında rakamları belirlerken, UEFA kriterlerini gözeteceklerine dikkat çeken Bakan Kılıç, “Olimpiyatlara giden yolda Saracoğlu ve TT Arena’dan sonra Beşiktaş Stadyumu’nun inşası da Türk sporuna ve olimpiyat sürecine önemli bir tesisleşme katkısı verecek” ifadelerini kullandı. Bakan Kılıç, 14 Ocak’ta Demirören’i makamında kabul ederek, “Beşiktaş’ı yeni stadyumuna kavuşturmamak, bu haktan mahrum etmek doğru olmaz” demişti.
Projenin kapsamı daraltıldı
O günkü görüşmede Bakan Suat Kılıç ayrıca, “Beşiktaş Stadyu’munun bulunduğu yere yapılması için mühendislik, fizik ve teknik ne gerekiyorsa bütün çalışmalar ciddi bir şekilde sürdürülecektir. Beşiktaş bir şehir takımı değil semt takımı. Yani Beşiktaş’ sız Beşiktaş olmaz” demişti.
Bakan Kılıç’ın bu sözlerinden sonra projedeki alışveriş merkezi ve otelle ilgili ayrıntılarından vazgeçilmiş olması dikkat çekti. Bölgenin kültürel ve tarihi dokusuna verilecek zararlı ilgili kaygılar dikkate alınarak projenin sadece stadyumu kapsayacak şekilde daraltıldığı öğrenildi.
Müjdeyi mali kongrede verecek
TÜRKİYE Futbol Federasyonu başkanlığına adaylığını koyan Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören seçim öncesi, siyah beyazlı kulübün üyelerine mali kongrede, İnönü Stadı’nın yerinde yapılması için aldığı izni müjdeleyecek. Beşiktaş’a yakın kaynaklar, “Demirören mali kongrede Beşiktaş’ın geleceğini ilgilendirecek çok önemli bir müjdeyi açıklayacak. Başkanın sır gibi sakladığı bu haber, stat projesiyle ilgili hükümetten alınan izin” diye konuştu.
Taban birlikleriyle bir araya geldi
TFF Başkanlığı seçimleri öncesi Süper Lig kulüplerinin büyük çoğunluğunun desteğini arkasına alan Yıldırım Demirören, taban birlikleriyle de temasa geçti. Dün Swiss Otel’de Futbol Federasyonu’nun 50 kişilik delegelerini oluşturan taban birliklerine, Marmara Grubu toplantısında konuşan Demirören, “Türk futbolunu düzlüğe çıkarmak için göreve talip olduk. Hep birlikte elimizi taşın altına koyacağız. Sorunları birlikte çözeceğiz” dedi.
Sorunlar iletildi
Taban birliklerinin sözcüleri ise birçok sorunlarının bulunduğunu özellikle 3. Lig ve amatör liglerde önemli sorunlar bulunduğunu ifade ederken “Bölgesel lig konusu çok mantıklı. İstanbul’daki BAL Ligi takımı Van’a gidiyor. Bir an önce rahatlamak istiyoruz” dediler.
Başkanlığın bedeli 70 milyon TL
Demirören TFF Başkanı seçilip, yerin Beşiktaş’ın başkanlık koltuğuna oturacak kişi 1 Haziran’a kadar 70 milyon TL’lik kaynak bulmak zorunda kalacak.
BEŞİKTAŞ Başkanı Yıldırım Demirören, geçtiğimiz gün Divan Başkanı Yalçın Karadeniz ile bir araya geldi. Karadeniz, tüzük gereği Demirören’in 27 Şubat’ta yapılacak TFF Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığına seçilmesi halinde kulübü yöneteceklerini ifade etti.Divan Başkanı, “Demirören’in federasyon başkanlığına seçilmesi halinde çoğunluk sağlanırsa 18 Mart, sağlanamazsa 25 Mart’ta kongre yapılacak” dedi.Beşiktaş’ta daha şimdiden Yıldırım Demirören sonrası başkanın kim olacağı konuşulmaya başlandı. Zira başkan olacak ismin 1 Haziran’a kadar futbolcu giderlerinden mutfak masrafına kadar 70 milyon TL’lik borcu kapatması gerekiyor.
İki kritik senaryo
Siyah beyazlı camiada ise Demirören’in TFF Başkanı seçilmesi ihtimali sonrasında iki senaryo üzerinde konuşulacak. Birincisi yine Demirören ailesinin destekleyeceği bir isim başkanlığa aday olacak ve muhtemel parasal kriz aşılacak. Sonrasında da mali yapılanmaya gidilecek. İkincisi ise maddi açıdan güçlü bir isim Beşiktaş başkanlığına aday olacak. İlk etapta ihtiyaç olan miktarı ortaya koyarak kısmen de olsa maddi problem aşılacak ve ardından küçülme politikası izlenecek.
Federasyon için 6 isim tamam
14 Süper Lig kulübünün desteğini arkasına alarak TFF Başkanlığı’na aday olan ve 27 Şubat’ta seçilmesine kesin gözüyle bakılan Yıldırım Demirören, ekibini de oluşturmaya başladı. Demirören’in ilk olarak Ufuk Özerten, Cengiz Zülfikaroğlu, Mehmet Baykan, Arif Koşar, Erhan Kamışlı, Servet Yardımcı ile anlaştığı belirtildi.. Demirören’in taban birliklerinden bir temsilci ile futbol dünyasının önemli isimlerinden birini listesine alacağı öğrenildi..
Aksu, Seba ile görüştü
BEŞİKTAŞ’IN Olağan Genel Kurulu için çalışmalarını sürdüren Murat Aksu dün Onursal Başkan Süleyman Seba ile birlikte yemek yiyerek fikir alış verişinde bulundu. Hasan Arat ise çalışmalarına mali kongrede yönetimin hesaplarını ibra etmemekle başlacağını yakın çevresine açıkladı.
Kaynak:hurriyet
475 bin liralık arabayı İTÜ’ye bağışladı
Ağaoğlu, törende Türkiye’nin ilk elektrikli otomobili olan Tesla Roadster’i Mühendislik Fakültesi’ne bağışladı. Kaynak:hurriyet
475 bin liralık arabayı İTÜ’ye bağışladı
Ağaoğlu, törende Türkiye’nin ilk elektrikli otomobili olan Tesla Roadster’i Mühendislik Fakültesi’ne bağışladı.
Kaynak:hurriyet
‘Yaratıcı ekonomi’ öğretecek, 1000 girişimci çıkaracak
Yaratıcı ekonominin sosyal ve kültürel sermayeyi ekonomiye entegre ettiğini gözlemlediklerini belirten TTNET Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, “Yaratıcı sektörler geleneksellere göre küresel krizlere daha dirençli. Türkiye yaratıcı ekonomide büyümede, gelişmekte olan …
‘Yaratıcı ekonomi’ öğretecek, 1000 girişimci çıkaracak
Yaratıcı ekonominin sosyal ve kültürel sermayeyi ekonomiye entegre ettiğini gözlemlediklerini belirten TTNET Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, “Yaratıcı sektörler geleneksellere göre küresel krizlere daha dirençli. Türkiye yaratıcı ekonomide büyümede, gelişmekte olan ülkeler arasında dördüncü sırada. Çin, Hong Kong ve Hindistan’ın ardından geliyoruz” dedi.
1000 gence ulaşacak
Yılmaz, yaratıcı ekonominin dünyadaki durumuna değinerek, şunları söyledi: “Dünyada Gayri Safi Hasıla’nın yüzde 7.3’ü yaratıcı ekonomi tarafından oluşturuluyor. Bu yeni ekonominin büyüme hızı yaklaşık yüzde 10 olarak hesaplanıyor. Geçen yıl ekim ayında başlattığımız projenin ilk fazını tamamladık. 2012 yılı uygulamasını ise İzmir’de Gediz Üniversitesi’nde başlattık. 100 genci yaratıcı ekonomi kavramı ile tanıştıracağız. Yıl sonuna kadar 1000 gence ulaşmayı planlıyoruz.”
Yeni istihdam alanı
Yılmaz, projeyle gençleri bilişim dünyasındaki yeni istihdam alanları ve iş fırsatlarıyla tanıştırmayı istediklerine de işaret etti. Tahsin Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijital içerik üretimi ve sunumu, ticaretin elektronikleşmesi şeklinde üç başlık belirledik. Girişim ve iş geliştirme konusunda da eğitim veriyoruz. Geçen yıl 3606 başvuru almıştık. İlk projeyi Koç Üniversitesi’nde başlattık. 60 öğrenci seçip eğitim verdik. 81 ile ulaşacağız.”
Yıldırım: Züğürt Ağa olmazdı
PROJEDE ve reklam filminde yer alan sanatçı Şener Şen’in oynadığı ‘Züğürt Ağa’ filmine atıfta bulunan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, “Böyle bir teknolojik altyapıya sahip olsaydı Züğürt Ağa, züğürt olmazdı. Bilişim, yeni teknolojiler ülkelerin gücüne güç katıyor. Artık dünyada güç bilgiye sahip olmaktan geçiyor. Türkiye’de son 10 yıldır yapılanlar bilgi toplumu hedeflerini gerçekleştirmede önemli adımlardır” diye konuştu.
Genç nüfus en büyük güç
TTNET’in “Yaratıcı Ekonomi” projesini değerlendiren Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, şöyle konuştu: “Önceden yatırım deyince akla milyon dolarlık tesisler geliyordu. Ama günümüzde bir arama motoru fersah fersah hepsini geçiyor. Bilişimde bireyler ve yenilikçilik ön plana çıkıyor. TTNET projesiyle bunu yapıyor. Yarışmayla belirleyip girişimcileri eğitiyor. Artık güç kişi başına milli gelirin en yüksek olmasıyla ölçülmüyor, genç nüfusla ölçülüyor. Nüfus artık en büyük güç.”
Kaynak:hurriyet
Demirören’in hatırı için karar mı değişir
27 Şubat’taki TFF Genel Kurulu öncesi seçim sürecini ve son günlerde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Adnan Öztürk şunları söyledi:* Kulüpler Birliği’nin ağustos ayındaki toplantısında 16 kulüp ‘Sonucu ne olursa olsun küme …
Demirören’in hatırı için karar mı değişir
27 Şubat’taki TFF Genel Kurulu öncesi seçim sürecini ve son günlerde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Adnan Öztürk şunları söyledi:
* Kulüpler Birliği’nin ağustos ayındaki toplantısında 16 kulüp ‘Sonucu ne olursa olsun küme düşürme kaldırılsın’ diye imzalı dilekçe verildi. O senaryo hala devam ediyor. Camiamıza yapılan sataşmalar nedeniyle nezaketimizi ve efendiliğimizi korumakta zorlanıyoruz.
* G.Saray’a ispiyoncu diyenlerle muhatap olmam. Kimlerin, kimlere dosya verdiğini de biliyoruz. Bizim ispiyonlamaya ihtiyacımız yok. Yaygara yapmak isteseydik, o kadar çok malzeme var ki. Manşetlerden inmezdik. G.Saray, Türk futbolunun damga ve yasak yemesini istemez.
Erzik aday olmamak için mazeret uydurdu
* Yıldırım Demirören’e adaylığı hayırlı olsun dedik, ama onun yol haritasını herkes biliyor. Söylemlerini değiştirse bile bizim için bir anlamı olmaz. ‘3-5 sene Avrupa’ya gitmesek ne olur?’ diyen, en hassas noktada TFF Başkanı’nı istifaya davet eden bir mantalite.
* UEFA Yıldırım Demirören’in hatırı için kararını değiştirecekse buyursun yapsın. ‘Uluslararası kurallarda ben bir istisna yaratacağım’ söylemini bizim desteklememiz mümkün değil. Demirören’in ‘UEFA’yı ikna edeceğim’ söylemini ciddiye almam.
* O kadar hassas bir durumdayız ki Türk futbolu olarak… Burada konuya yapıcı bir şekilde yaklaşmak isteyenler, nezaketle bazı şeyleri anlatmaya çalışırken bazı özürler bulmak zorunda kalıyorlar. Şenes Erzik de aday olmamak için kendince bir mazeret buldu.
Adaylığım gündeme geldi
Başkanımız ‘Acaba Adnan seni TFF Başkanı adayı mı çıkarsaydık?’ dedi. Böyle bir ortamda G.Saraylı bir TFF Başkanı’nın olması toplumu gererdi. Bu nedenle lider olarak ortaya çıkmadık. Kaosu büyütmeye çalışmanın kimseye faydası yok.
Kaynak:hurriyet
Oğlunu hastanede izledi
Tedavi gördüğü hastane odasında oğlunu izleyen anne Güssün Acar, “Onu yeni yüzüyle konuşurken görmek beni çok mutlu etti” dedi. BEN İYİLEŞİNCE YANINA GİDECEĞİM İki ay önce Antalya Manavgat …
Oğlunu hastanede izledi
Tedavi gördüğü hastane odasında oğlunu izleyen anne Güssün Acar, “Onu yeni yüzüyle konuşurken görmek beni çok mutlu etti” dedi.
BEN İYİLEŞİNCE YANINA GİDECEĞİM
İki ay önce Antalya Manavgat İlçesi Gebze Köyü’ndeki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu kısmi felç geçiren konuşmakta ve yürümekte güçlük çeken anne 58 yaşındaki 6 çocuk annesi Güssün Acar, Türkiye’de ilk yüz nakli yapılan oğlu Uğur Acar’ın ameliyatı gerçekleştiren doktorlar ile Akdeniz Üniversitesinde düzenlediği basın toplantısını izledi. Tedavi gördüğü Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki odasında oğlu Ramazan Acar ile birlikte toplantıyı izleyen anne Güssün Acar, Hasta yatağında oğlunun görüntülerini izleyen ve çok mutlu olduğunu belirten Güssüm Acar, “Yeni yüzü iyi doktoruna hastaneye ve hemşirelere çok teşekkür ederim. Televizyonda da izledim ve yüzü gayet iyi selam ederim. Mutlu olduk. Bir an önce gerçek yüzün görmek istiyorum. İyi olduğum zaman yanına gideceğim” dedi.
Uğur Acar’ın henüz bir aylıkken evde çıkan yangında yüzünün yandığını söyleyen anne Güssün Acar, ” Henüz beşikteydi. Antalya’da tedavisini tam anlamıyla yaptıramadık. Maddi gücümüz yoktu. Ancak Uğur yüzünün düzeltilmesi için çok uğraş vermiş bir sonuç alamamıştı. Nasip bu zamanaymış. Yüz nakline izin veren Ahmet Kaya’nın ailesine, doktorlarına, hemşirelerine herkese çok teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun” dedi.
YÜZÜNDEN DOLAYI İŞ VERMİYORLARDI
Uğur Acar’ın abisi Ramazan Acar, ise kardeşinin yüzünden dolayı otellerde işe alınmadığını belirterek, “Televizyonda gördüm ve sevindim. Annem de gördü çok mutluyuz. Nakili veren aileye teşekkür ederim. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Kendi çabasıyla geçinen ve içine kapanık biriydi. Otellere çalışmaya gidiyordu ama yüzünden dolayı almıyorlardı. Yüzündeki yara nedeniyle kabul etmiyorlardı. Annesi sevindi ve güldü biraz. Hoşuna gitti. Dün akşam yürürken beğendi. Meslek olarak fazla bir şey yapamıyordu. Artık bundan sonra güzel bir iş olursa çalışır. Evlenmek istiyor ama kendi bilir. Gelsin kendini bir toparlasın askerliğini yapsın evlenir” dedi.
Kaynak:hurriyet
City gol oldu yağdı
İngiliz temsilcisine galibiyeti getiren golleri 1. dakikada Aguero, 76. dakikada Dzeko, 84. dakikada Silva ve 86. dakikada Pizarro kaydetti. Portekiz’de oynanan 2. Tur ilk maçını Manchester City 2-1 kazanmıştı. MANCHESTER’DA …
City gol oldu yağdı
İngiliz temsilcisine galibiyeti getiren golleri 1. dakikada Aguero, 76. dakikada Dzeko, 84. dakikada Silva ve 86. dakikada Pizarro kaydetti. Portekiz’de oynanan 2. Tur ilk maçını Manchester City 2-1 kazanmıştı.
MANCHESTER’DA GOL YAĞMURU / WEB TV
Maçın Alman hakemi Wolfgang Stark, 77. dakikada Porto’da Rolando’yu ikinci sarı karttan kırmızı kart ile oyundan attı.
Bir üst tura adını yazdıran Manchester City, Legia Varşova-Sporting Lizbon eşleşmesinin kazananı ile 3. turda mücadelede edecek. Sporting Lizbon-Legia Varşova turunun ilk maçı Polonya’da 2-2 berabere tamamlanmıştı.
Kaynak:hurriyet
Türkiye, İsviçreyi geride bıraktı; 13üncü sıraya yerleşti
Aycı, “Bir çok uluslararası şirket Ortadoğu, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki faaliyetlerini İstanbul’dan yönetmektedirler. Örneğin Coca-Cola, 94 ülkeyi, Microsoft ise 80 ülkeyi İstanbul’dan yönetmektedir” dedi. Bölgenin kalbinin …
Türkiye, İsviçreyi geride bıraktı; 13üncü sıraya yerleşti
Aycı, “Bir çok uluslararası şirket Ortadoğu, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki faaliyetlerini İstanbul’dan yönetmektedirler. Örneğin Coca-Cola, 94 ülkeyi, Microsoft ise 80 ülkeyi İstanbul’dan yönetmektedir” dedi.
Bölgenin kalbinin İstanbul’da attığı görüşünü savunan Aycı “İstanbul’un uluslararası bir finans merkezi olması hem gerçekçi bir hedeftir hem de gerekli bir ihtiyaçtır. Bu yüzdendir ki özel sektöre kredi veren, danışmanlık yapan ve özel sektör yatırımları yapan ve aynı zamanda Dünya Bankası’nın alt kuruluşu olan Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Washington dışındaki ilk operasyon merkezini İstanbul’da açtı” sözleri ile konuşmasını sürdürdü. Aycı, IFC’nin İstanbul’daki operasyon merkezinden Avrupa, Orta Asya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki bir çok ülkeye hizmet verdiğine dikkat çekti.
IFC’nin Türkiye’de özel sektöre de destek verdiğini hatırlatan Aycı “Türkiye tüm dünyada Rusya, Hindistan, Çin ve Brezilya’dan sonra IFC’nin en fazla yatırım yaptığı 5’inci ülke konumundadır” bilgisini paylaştı.
Avrupa ikinci krizin eşiğinde
Dünya ekonomisinin küresel mali krizin etkilerini hala üzerinde atamadığına işaret eden Aycı, Türkiye’nin anılan dönemde dünyanın en cazip yatırım yerlerinden biri olma noktasına geldiğini ifade etti. Avrupa ekonomisinin ikinci bir ekonomik kriz ile karşı karşıya geldiğini söyleyen Aycı konuşmasını “Avrupa’da birçok ülke fiilen iflas etmiş durumdayken, Türkiye olarak sağlıklı bir ekonomiye sahip olmamız, siz sanayicilerimizin cesareti, özverili çalışmaları ve girişimciliği sayesinde gerçekleşmiştir. Elbette dünyada, Avrupa’da olan bitene kayıtsız kalamayız, dünyadaki ekonomik gelişmeleri ihtiyatla yakından takip ediyor ve ona göre stratejiler belirliyoruz” şeklinde sürdürdü.
Türkiye yatırım çeken beş merkezden biri
Dünya ekonomisin yapısal bir dönüşüm içinde olduğuna işaret eden Aycı “Dünya ekonomisinin merkezi, artık gelişmiş ülkelerden, Türkiye, Çin, Brezilya, Rusya ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelere doğru kaymakta. Bundan yaklaşık 20 yıl önce, gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisindeki payı üçte birden daha az iken, bugün bu pay yarı yarıya ulaşmış ve birkaç yıl içerisinde de bu payın yüzde 50’nin üzerine çıkacağı öngörülmektedir.
Dünya ekonomisinin kalbinin gelişmekte olan ülkelerde attığını ifade eden Aycı sözlerini
“Dünya ekonomisinde böyle derin bir dönüşümün yaşandığı bir dönemde, uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye olan bakışlarında ciddi bir değişimin yaşandığına şahit olmaktayız. Rakamlar, analizler ve anketler Türkiye’nin dünyanın en cazip ve en güvenli yatırım yerlerinden biri olduğunu bize göstermektedir” şeklinde sürdürdü.
2011′de 16 milyar dolar yabancı sermaye
Aycı, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar nezdinde öneminin gittikçe arttığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “2011 yılında, Türkiye yaklaşık 16 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım çekerek, bir önceki yıla nazaran yüzde 74 oranından bir artış kaydetmiştir. Yatırım danışmanlığı yapan uluslararası bir danışmanlık firmasının dünyanın önde gelen şirketlerinin üst yöneticileri arasında yapmış olduğu bir ankete göre Türkiye, 2012 yılında dünyanın en cazip ve en güvenli ülkeleri arasında 13. sırada yer almakta. Aynı ankette Türkiye’nin İsviçre, İspanya, Hollanda, Fransa, Kore, Polonya, Kanada ve Japonya gibi ülkelerden daha cazip ve güvenli olduğu saptanmıştır”
Her yıl 1,5 trilyon dolar yer değiştiriyor
Dünyada her yıl yaklaşık 1,5 trilyon dolar uluslararası doğrudan yatırım gerçekleştiğini ifade eden Aycı “Başbakanlık Yatırım Ajansı olarak, yatırım çekme stratejimizin ana merkezinde, Türkiye’nin ekonomik kalkınması için ihtiyaç duyulan, nitelikli yatırımların çekilmesi yer almaktadır. Bunun için öncelik vermiş olduğumuz yatırımlarda, istihdama katkı sağlaması, teknoloji transferi, ödemeler dengesine olumlu katkı sağlaması gibi nitelikler aramaktayız” dedi.
İki ayrı sektöre iki büyük yatırım
Aycı, Ajans olarak dış ticaret açığının yüksek olduğu verdiğimiz sektörlere yönelik yatırımcı arayışlarına hız verdiklerini ifade ederek “Burada, bu stratejimizin semeresini aldığımızı sizinle paylaşmaktan da gurur duyuyorum. Kısa bir süre önce duyurusunu yaptığımız Hindistan menşeli Aditya Birla’nın viskon elyaf yatırımı bunun en bariz örneğidir. Tamamen ithalat ile tedarik ettiğimiz bu ürünün bize yıllık maliyeti 500-600 milyon dolar civarındadır. Fakat, bu yatırım sayesinde hem ithalatımız azalacak, hem de bu ürünün ihracatını da yaparak, ihracatımızın artmasına katkı sağlanmış olacak. Bu yatırım aynı zamanda 550 yurttaşımıza istihdam imkânı sağlayacaktır.
Yine en fazla ticaret açığı verdiğimiz sektörlerden biri de 23 milyar dolar ticaret açığı ile kimya sektörüdür. Bu sektörde de kısa bir süre önce dünyanın kimya devi, Dow Chemical, yerli ortağı ile beraber, Türkiye’de 1 milyar dolarlık bir yatırım kararı aldıklarına hep beraber şahit olduk. Aynı şekilde bu yatırım sayesinde de 1000 vatandaşımıza istihdam kapısı açılmış olacaktır” şeklinde konuştu.
Cari açık rekora gidiyor
İSO Başkanı Tanıl Küçük ise toplantıda yaptığı konuşmada, yabancı yatırımlar konusunda daha seçici olunması gerektiğine işaret ederek, bundan önce gelen yatırımların daha çok mevcut tesisleri satın aldığını, bundan sonraki dönemde yeni doğrudan yatırımların olması gerektiğini ifade etti. İSO Başkanı konuşmasında cari açığın 2011’in tamamında 77 milyar dolara vardığını hatırlatarak “2012, cari açık ve dış ticaret açığında yeni rekorlara giden bir yıl olmamalıdır” çağrısı yaptı.
Kaynak:hurriyet
Yalovada İDOnun bilet tarifesine tepki
Yalova Nene Hatun Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’nin öncülüğünde İDO’nun Pendik ve Yenikapı iskeleleri önünde toplanan grup, İDO’nun uyguladığı fiyat tarifesine tepki gösterdi. Burada açıklama yapan Dernek Başkanı Lale Dondurmacıoğlu, İDO’nun …
Yalovada İDOnun bilet tarifesine tepki
Yalova Nene Hatun Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’nin öncülüğünde İDO’nun Pendik ve Yenikapı iskeleleri önünde toplanan grup, İDO’nun uyguladığı fiyat tarifesine tepki gösterdi. Burada açıklama yapan Dernek Başkanı Lale Dondurmacıoğlu, İDO’nun aylardır Yalova hattına yönelik olumsuz tavırlarının işletmenin özelleştirmesiyle devam ettiğini öne sürerek, İDO’nun, bilet fiyatlarındaki keyfi uygulamalarla vatandaşı canından bezdirdiğini söyledi.
Dondurmacıoğlu, esnek bilet fiyat uygulaması ile haksız rekabette bulunan İDO’nun uygulamalarını protesto ettiklerini kaydetti. Dondurmacıoğlu, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni, İDO’yu, Rekabet Kurulu’nu ve Başbakanlığı göreve çağırıyoruz. Bu uygulamaların devam etmesi halinde haksız rekabeti önlemek için mahkemeye gideceğimizi de bildirmek isteriz. Karaborsacı İDO istemiyoruz biz” dedi.
Yalova Yaşam Engeliler Derneği’nin de destek verdiği imza kampanyasına vatandaşlar da katıldı. Kampanya 26 Şubat Pazar’a kadar sürecek. Ayrıca Pazar günü İDO İskelesi önünde saat 15.00’te geniş katılımlı bir eylem yapılacağı öğrenildi.
Kaynak:hurriyet
Eczacıların pahalı ilaç sattığı iddiası
TEB, bugün bir gazetede “Eşdeğer İlaçta Fark Ödemeyin” başlığıyla yer alan haber üzerine açıklama yaptı. Eczacıların, mesleklerinin temeli olan ‘sağlık’ temasını menfaatleri için kullanarak halkı tehlikeye atacak, sağlık …
Eczacıların pahalı ilaç sattığı iddiası
TEB, bugün bir gazetede “Eşdeğer İlaçta Fark Ödemeyin” başlığıyla yer alan haber üzerine açıklama yaptı.
Eczacıların, mesleklerinin temeli olan ‘sağlık’ temasını menfaatleri için kullanarak halkı tehlikeye atacak, sağlık ve ilaca kolay erişim hakkını yok edecek adımlar atmadığı ve atmayacağı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Meslektaşlarımız, Sağlık Bakanlığınca yayımlanan genelgede belirtildiği üzere eşdeğer ilaç verme hakkına sahiptir. Eczacılarımız, Akılcı İlaç Kullanımı uygulamaları çerçevesinde, hastalarımızın tedavisinin en iyi şekilde gerçekleşmesini sağlamak üzere mevzuata ve sağlık haklarının korunmasına uygun biçimde hizmet vermektedir. Haberde bahsi geçen olayın, reçetede yazılı ilacın eczanesinde bulunmaması nedeniyle yerine eşdeğerini vermesi şeklinde değerlendiriyoruz. Haberde ısrarla vurgulandığı gibi bir durumun yaşanması söz konusu bile olamaz.
Kendinden ve meslektaşlarından son derece emin bir örgüt olarak, eğer böyle bir durum var ise gerekli yasal işlemin başlatılabilmesi için söz konusu olayı gerçekleştirdiği iddia edilen eczacı meslektaşımızın ya da eczanesinin adının tarafımıza bir an önce bildirilmesini haberi yapan kişiden talep ettik. Bu bilgilerin, konuyla ilgili gerçeklerin aydınlatılması ve oluşan yanlış anlaşılmaların düzeltilebilmesi için büyük bir yarar sağlayacağını umut ediyoruz.”
Kaynak:hurriyet
quot;Bu yıl şampiyon olalım 3 yıl olmayalımquot;
Bu sene ne olursa olsun şampiyon olmak istediklerini ifade eden Gökhan, taraftara da verdiği sonsuz destekten dolayı teşekkür etti. Fenerbahçe Televizyonu’nda yayınlanan “Günün Röportajı” programına konuk olan Gökhan Gönül taraftarların …
quot;Bu yıl şampiyon olalım 3 yıl olmayalımquot;
Bu sene ne olursa olsun şampiyon olmak istediklerini ifade eden Gökhan, taraftara da verdiği sonsuz destekten dolayı teşekkür etti.
Fenerbahçe Televizyonu’nda yayınlanan “Günün Röportajı” programına konuk olan Gökhan Gönül taraftarların sorularını yanıtladı ve gündeme dair açıklamalarda bulundu. Gökhan Gönül’ün yaptığı açıklamalardan satır başları şöyle:
ŞAMPİYONLUĞUMUZU GÖLGELENDİRMEYE ÇALIŞIYORLAR
3 Temmuz’da başlayan süreç biz oyuncuları da en az herkes kadar etkiledi. Geçen sene şampiyonluk yolunda yaşadıklarımızı herkes gördü, ama biz yaşadık. İçeride futbolcular ve teknik ekiple neler konuştuklarımızı bir ben bir de onlar biliyor. Lugano’nun geçen yıl yaşadığımız şampiyonluğur ardından bir sözü vardı: “Biz bu şampiyonluğu kan, gözyaşı ve terle kazandık” ben de bu sözü sürekli tekrarlıyorum. O kadar zorluklara rağmen kazandığımız şampiyonluğumuzu gölgelendirmeye çalışıyorlar.
BAŞKANIMIZI İÇERİDE GÖRMEK İSTEMİYORUM
Başkanımızı tesise geldiğinde zaman arkadaşlarla birlikte görüyorduk. Başkanımızı çok seviyorum. Çoğu arkadaşımız ziyarete gitti ama ben gitmedim. Çünkü Başkanımızı içeride görmek istemiyorum. Duygusal bir insanım.
KESİNLİKLE VE KESİNLİKLE AKLANACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM
Maça gidiyoruz birileri tahliye oluyor, ama bizim Başkanımız ve yöneticilerimiz hala içeride kalıyor. Bunlar hep de maç günleri oluyor. Malzemecisinden doktoruna kadar hepsi bizim birer parçamız. Süreç sıkıntılı geçiyor. Umarım en kısa sürede dava sonuçlanacak onlarda aklanacak. Geçen sene şampiyonluğa inandık ve başardık. Ardından bu süreç yaşandı. Bu kötü günlerimiz geride kaldıktan sonra kesinlikle ve kesinlikle aklanacağımızı düşünüyoruz. Davada sadece Fenerbahçe yok ama sadece Fenerbahçe suçlanıyor. Birileri tutuklu tutuksuz yargılanıyor.
NE MUTLU BÖYLE TARAFTARA SAHİP OLDUĞUMUZ İÇİN
Taraftarımız yanımızda olduğunda daha çok güç alıyoruz. Onların bize verdikleri destekle besleniyoruz. Fenerbahçe’yi seven insanların yaptığı yürüyüşler, Feneriumlardan yaptıkları alışverişler bunlar bizim üzerimizde baskı yaratıyor. Ne mutlu böyle taraftara sahip olduğumuz için.
3-4 YILA DAMGAMIZI VURACAKTIK
Bu süreç yaşanmamış olsaydı biz çok rahat 3-4 yıla damgamızı vuracaktık. Avrupa’da başarılı sonuçlar alacaktık. Ama bu kadroyu dağıttılar. Ne zaman bu süreçle ilgili konuşursak yapılanlar ortada. Biz de sahada konuşuyoruz. Ama yeri ve zamanı geldiğinde biz de konuşmasını biliriz.
FİKSTÜR ORTADA
Üç günde bir maç oynarsın ama ben bu kadarını görmedim. Lig başladı, 11 günde 4 maç oynadık. Devamında keza öle. 2.5 güne bir maç yaptık. Hayatımda hiç adele sakatlığı yaşamadım ama bu sene bunu yaşadım. Bir çok oyuncu da bu tür sakatlıklar yaşandı. Hem zihinsel hem de fiziksel olarak yorgun oluyoruz. Bir türlü istediğim formu yakalayamadım. Sürekli sakatlık yaşadım. Ülkede futbol skora endekslenmiş. Benim işim defans yapmak. Defans yapıyorum niye ileri çıkmıyorsun diyorlar. İleri çıkıyorum niye defans yapmıyorsun diyorlar. “Değerli yorumcularımız” pozisyon dönüyor atak yiyoruz. Herkes beni geride bekliyor. Taktik gereği ben içerdeyim. Bu yorumculardan dolayı biz taraftarlar tarafından eleştiriliyoruz
MAÇTAN ÖNCE DUA EDERİM
Maçlardan önce dua ediyorum ve öyle maça çıkıyorum. Sakatlık olmamasını istiyorum ve futbol şansının bizden yana olmasını diliyorum. Ayrıca rakiplerimi düşünüyorum. Neler yapabilirim onun düşüncesinde oluyorum. Bir de özellikle Mehmet Topuz’la aynı mevkide oynadığımız için maçın sonucuna nasıl etki edebiliriz, onu konuşuyoruz
EVİME BAĞLI BİRİSİYİM
Çok fazla sağda solda dolaşmıyorum. Evime bağlı birisiyim. Zaten bütün takım arkadaşlarım da öyle. Eşime saygılıyım. Futbol kısa bir süre. Sonrası da çok önemli. Önüme hedef koyuyorum. Futbol bittikten sonra ne yapacağım, neler yapabilirim diye. Bakmak zorunda olduğum insanlar var. Hayatıma bu başarılarla devam etmeliyim. Fenerbahçe’de istendiğim sürece ben hep buradayım. Futbol bittikten sonra ne olacak, buna göre yaşıyorum. Tüm taraftarlar tarafından dürüst bir insan olarak hatırlanmak isterim. Çocuğum büyüdüğünde senin baban dürüst bir adamdı denmesini beklerim. Bu benim için en büyük mutluluk olur.
RENKLİ GÖRÜNTÜLERE SAHNE OLUYOR
Fenerbahçe’ye taraftarlarımız her maçta sahip çıkıyorlar. Kadın ve çocukların izledikleri maçlar da renkli görüntülere sahne oluyor. Güzel ve renkli bir durum. Bayanlar öyle bağırıyorlar ki etkileniyorsun yani. Maçın 90 dakikası çığlıkla geçiyor.
BU YIL ŞAMPİYON OLALIM 3 YIL ŞAMPİYON OLMAYALIM
Bizim çabamız ve taraftarın desteği bu yıl çok farklı bir hal aldı. Ne olursa olsun şampiyon olmak istiyoruz. Bu kadar kayıba rağmen liderlik yolundayız. Bana sorarsanız “bu yıl şampiyon olalım 3 yıl şampiyon olmayalım”. Böyle bir süreç yaşanıyor bu sene. Çok daha iyi yerlere geleceğiz ve şampiyon olacağımızı düşünüyorum.
7 NUMARANIN ŞANS GETİRDİĞİNE İNANIYORUM
İkinci ligde oynadığım dönemlerde 7 numara giyiyordum. Gençlerbirliğinde sakatlandıktan sonra tekrar ikinci lige dönüm. Orda arkadaş 7 numara giyiyordu. Ben de 77 numara giydim. Fenerbahçe’ye geldiğimde Kemal ağbey 7 numara giyiyordu. Bende yine 77 numarayı seçtim. Bana 7 numara şampiyonluklar getirdi. Uğurlu olduğunu düşünüyorum.
ALEX DAHA NE YAPSIN
Çok koşmak iyi oynamak değil. O zaman her maç 13 km koşan oyuncuları Fenerbahçe transfer etsin. Bu böyle olmaz. Alex, “Maçta çok koşmak değil doğru koşmak önemli” der ki haklıda. Alex belki az koşuyor ama yaptıkları ortada. Alex daha ne yapsın. Bizim bazı oyunculara göre daha çok koşmamız kanatlarda oynamızdan kaynaklanıyor.
BABALIK ÇOK FARKLI BİR DUYGU
Babalık çocuğu olmayan için ne kadar anlatsam boş gelecek bir şey, ama çocuğu olanlar bilir. Çok farklı bir şey. Çocuğumu kucağıma aldığımda her şeyi unutuyorum.
HAKEMLERİN PERFORMANSLARI İYİ DEĞİL
Hakemlerin bu yıla çok iyi başladığı söylenemez. Olmaması gereken kartlar çıktı. İyi denilecek seviyede olduklarını düşünmüyorum. Kusura bakmasınlar. Hemen, her şeye kart. Hakemler bizimde ağabeylerimiz. Kalkıp direkt sarı kart çıkarmamalılar. Şimdi ben hakemlerle konuştuğum için eleştirileceğim ama bunlar benim düşüncelerim. Biz de eleştiriliyoruz.
BİZE HER ZAMAN DESTEK VERİN
Bu hafta, önümüzdeki hafta kazanıp kaybedebiliriz. Taraftarlarımız ne olursa olsun desteklerine devam etsinler. Sağ içinde yapılan hatalarda bile oyunculara destek verilsin. Hedefimizi şampiyonluk. Konuşmamı Başkanımız Aziz Yıldırım sözü ile tamamlamak istiyorum “Zafer inanlarıdır.”
Kaynak:hurriyet





