‘Her iki yere de yabancı kaldık’
“‘Defterime şiirler yazarım, dizelerimden kalpleri okunsun diye, ama size acılarını anlatmam onların, kalemimi kırarım’ bu sözleri annem defterine yazmış. Özlemini anlatıyor. Defterinde Arap harfleriyle Yunanca yazılmış 800 tane şiir var. Evinden ayrılmak, eşyalarını, anılarını, ölülerini bırakmak hiç kolay değil” Ali Onay, Yunanistan’tan Ayvalık’a 1923′teki mübadele zamanı göç eden Türk bir aileden geliyor. Annesinin yaşadıklarını böyle anlatıyor. Bu akşam İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde AB Bakanı Egemen Bağış’ın katılımıyla açılacak ‘İki Kere Yabancı’ başlıklı sergide onun gibi zorunlu göç yaşamış insanların dramı anlatılıyor. Sergide sadece 1923′teki mübadele değil, 1960′lardaki Kıbrıs olayları, Hindistan ve Pakistan bölündüğünde yaşanan göç ve 2. Dünya Savaşı sonrası Almanya ve Polonya arasında yaşanan göç konu ediliyor. Sergide 20. yüzyıla damgasını vurmuş bu önemli göçler tanıkların konuştuğu videolarla, o dönemden kalan fotoğraflar ve arşivlerinden derlenmiş filmlerle anlatılıyor. Böylece sergiyi gezen herkes birebir tanıkların ağzından hikayeleri dinleyebiliyor. Sergiyi hazırlayan Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Harry Z. G. Tzimitras, “İnsan unsurunu anlatmak istedik. Serginin adı ‘İki Kere Yabancı’. Çünkü bu insanlar, evleri bildikleri yerden dışlanıyor ama gittikleri yerde de yabancılar. Her iki yere de yabancı kaldıklarını ifade ediyorlar. Dönmeyi hayal ediyorlar. Tüm göç edenler eski evlerinde hep çok zengin olduklarını anlatıyor. Ancak döndüklerinde göç etmeden önceki ülkeleri artık onların evi olmuyor” diyor. Kendi ailesinin bir kısmı da mübadele döneminde Türkiye’den Yunanistan’a göç eden Tzimitras, travmanın, göç edenlerin çocuklarında devam ettiği görüşünde: “Çocuklar ve torunlar da o ülkede hiç bulunmamış olmalarına rağmen kendilerini oraya ait hissediyor” Tzimitras kültürlerin birbirine karıştığını söylüyor:”Kültürü taşıyorlar bu dile de yansıyor. Örneğin, Yunanistan’ın güneyine gittiğinizde birçok kelimenin Türkçe’den gelme olduğunu görebilirsiniz. Ege’de yaşlılar çok iyi Rumca bilir.” 30 Nisan’a dek sürecek sergi, Lefkoşa ve Atina’da da sergilenecek. Cuma günü de üniversitede yazar Bruce Clark, Oxford Üniversitesi’nden Prof. Roger Zetter’in katılacağı bir konferans düzenlenecek.
Rakamlarla göçler
Öğretim görevlisi Tzimitras, göçlerin milyonlarca insanı etkilediğini söylüyor: “1 buçuk milyon insan Türkiye’den Yunanistan’a göç etmiş, 500 bin insan da Yunanistan’dan Türkiye’ye gelmiş. Hindistan Pakistan’da 50 milyona yakın insan göçe zorlanmış. Kıbrıs’ta her iki taraftan da nüfusun %30′u göçe etmiş. 400 bine yakın insan ediyor. Ancak Almanya konusunda bir veri yok. Hala üniversitelerde tartışılan bir konu.”
Çocuklarımız kollarımızda can verdi
Tanıklar sergide yer alan videolarda yaşadıklarını anlatıyor:
Trabzon’dan mübadele dönemi nde Yunanistan’a göçmek zorunda kalan Donna Hanım: “Türkiye’den Yunanistan’a vardığımızda çocuklarımız açlıktan ve susuzluktan kollarımızda can verdiler. Ne kazandık? Sadece sıkıntı… Trabzon’da krallar gibi yaşıyorduk. Bize Türk gibi davrandılar. İki tarafta da yerimiz yoktu”
Kıbrıs olaylarını yaşayan Yüksel Koşoğlu: “O günlerde iki ülkenin insanları arasında yaşananlar insanlık dışıydı. Benim de erkek kardeşimi öldürdüler. Herkes birbirini öldürüyordu. Hiç unutamıyorum”
Kıbrıs olaylarının tanıklarından Sotiroula Makri: “Kapımızı çaldılar, Yunanlar evlerini hemen terk etmeli dediler. Hayatımda hiç böyle büyük bir korku yaşamamıştım. Evimizi terk ettik. Nereye gidebilirdik ki? Köyümden 72 kayıp oldu.”
Kaynak : Sabah







