Harry Potter mı, Narnia mı?
2000′lerin fenomenleşen iki peri masalı filmi serisinin son halkalarının DVD’leri, birer hafta arayla raflara giriyor.Bu durumu fırsat bilerek biz de âHarry Potter’ ile âNarnia Günlükleri’nin farklarını, başarılarını, oluşma şekillerini ve sinemaya yansımalarını ele aldık. Her ikisinin de yeri farklı aslında. Bu sebeple âHarry Potter mı, Narnia mı?’ sorusunu cevaplamak zor. Peki sizce hangisi?Aslında her iki serinin de yedi kitaptan oluşması sadece bir tesadüf olarak anılabilir. Zira âNarnia Günlükleri’nin (âChronicles of Narnia’) yazarı C.S. Lewis; 1898′de doğup 65 yaşında vefat etmiş, teologluk, akademisyenlik, apostolluk ve eleştirmenlik yapmış bir adam. J.K. Rowling ise henüz 45 yaşına gelmiş, bir ev kadını. Serinin fikri bir anda zihninde belirince, böyle bir şey yazmaya karar vermiş. Başka da eseri yok.Temellerini “Oz Büyücüsü”nden aldılarAma bu durumdan da âNarnia felsefiktir. Harry Potter popülerdir.’ gibi bir görüş çıkartmak mümkün değil. Aksine bu fikre yol açan, fantezi edebiyatının ve fantastik sinemanın 2000′ler ile birlikte daha çok önemsenmesi ve bir olgun zevki olarak görülmesi. Lewis de o zamanlar âçocuk kitabı yazarı’ adı altında anılıyordu. Şimdi ise âYüzüklerin Efendisi’ne mi yakın, Harry Potter’a mı?’ sorusuyla mercek altına alınıyor onun eserleri.Aslında konuya buradan girersek gayet doğru bir noktaya gideceğimiz garanti. Evet temellerinde sinemaya “Oz Büyücüsü” (“The Wizard of Oz”, 1939) ile girmiş peri masalı filmi alanına mensup eserler bunlar.”Marry Poppins”, gençlik filmi ve çizgi film izleği iç içeBu noktada her ikisinin de İngiliz olması çok fazla önemli değil. Zira âHarry Potter’, çekirdeğine âbüyü’ meselesini yerleştirirken, bu bağlamda gençlik filminin içinden bir okul portresi servis etmiş. Eserin esas amacı burada bir çocuğun gelişimini ele alırken modern dünyadaki politik çıkarımları alegorik bir temsille sunmak.Zira yaratılan evrende her bölgenin bir sınıfsal temsili mevcut. Bunun yanında da âHarry Potter’, temelini “Marry Poppins” (1964) ve âTatlı Cadı’ (âBewitched’) serisindeki âbüyü yapan kadınlar’ meselesinden alıyor ve özüne müzikalleri yerleştiriyor. Sırtını fazlasıyla çizgi film izleğindeki âfantastik’ olana yasladığı da söylenebilir. Ancak bunlardan âbüyü dokulu peri masalı filmi’ oluşturma konusunda bir hayli becerikli. Çünkü serinin evreninin içinde tadından yenmez öğeler var. Ancak nihai sonuçta evren satıyor, masal filmi adına ise bir yenilik yok. Sadece âgençlik filmi’ türevi denebilir onun için de.Fantastiğin savaş filmi ile birleştiği alt türlerinden sesleniyorâNarnia’nın ise âKarlar Kraliçesi’ gibi masal öğelerinden beslenen bir âOrta Çağ’ dünyası var. Bu durum da âsavaş filmi’ , âfantezi-epik’ ve âkılıç-büyü filmi’ gibi maceranın fantastik evrene açıldığı alanlardan seslenmesini sağlıyor. özellikle ilk ve son filmlerde farklı türlerin içinde bulunduğu savaş sahnesi ile deniz mücadelesi bu durumu anlatabilir rahatlıkla.Lafın özü Lewis’in 1. Dünya Savaşı ve 2. Dünya Savaşı’nı da arkasına alarak oluşturduğu evreni, o dönemleri fon olarak kullanıp esasen bilinçaltındaki mücadele hırsına odaklanıyor. Yani Rowling’in günümüz dünyasının sosyolojik temsilleri onda ilkel çağların vurgularına çevrilmiş. Bu durum sonucunda karanlık evrende psikolojik mücadelenin yerini savaşsal çekişmenin aldığını görebiliyoruz. Böylece âdestansı’ kavramı bir anlamda âbüyülü’nün önüne geçiyor.”Şafak Yıldızı” ve “ölüm Yadigarları” olması gerektiği gibiSon filmler “Narnia Günlükleri: Şafak Yıldızının Yolculuğu” (“The Chronicles of Narnia: The Voyage of the Dawn Treader”, 2010) ve “Harry Potter ve ölüm Yadigarları: Bölüm I” (“Harry Potter and the Deathly Hallows: Part I”, 2010) da bu durumları ortaya koyuyorlar. Harry büyüdükçe daha felsefik sulara açılırken Voldemort mücadelesi öncesi bir doğada sıkışmışlık duygusu Avrupa sineması duyarlılığı ile anlatılmış. Bu da David Yates’in yönetmenliğine boyut katmış işin doğrusu.âNarnia’nın son filminde ise çocukların büyümüş hallerinin bir deniz serüvenine girip “Sinbad’ın 7. Yolculuğu” (“7th Voyage of Sinbad”, 1958) gibi B filmlerinin dokularını hatırlattığı söylenebilir. Yani Harry özünü aile filmlerinden ve gençlik filmlerinden, Narnia ise eski dönemin B tipi filmlerinin günümüzde A sınıfına transfer olan hallerinden alıyor. Bunlardan ikincisi için adeta bir Peter Jackson etkisinden bahsedebiliriz. Ancak o kadar olgun takılmaktan ziyade, görsel anlamda etkileyici bir serüven sunduğunu da es geçmemek lazım.”Çakal” ve “Suç Zamanı”na da dikkat!Erhan Kozan’ın stilize gangster filmi “Çakal”, hiç kuşkusuz 2010 yılının en dikkat çekici ilk filmlerindendi. Görsel dünyası, toplumsal yapıyla ilgili söyledikleri ve “Arka Sokaklar” (“Mean Streets”, 1973) esintisi hissettirmesiyle bir yönetmenin doğuşunu müjdeledi.”Suç Zamanı” (“Los âcronocrimenes”, 2007) ise zaman yolculuğu filmi alanında özgün bir çalışma. İspanyol sinemasının bilimkurgu ve korkudaki çıkışının son ayağı olan eser 2010 tarihli “Şeytan Üçgeni”nin (“Triangle”) başyapıtlaşmasında da en büyük esin kaynağıdır. Nacho Vigalondo’nun filminin kısa sürede âTimecrimes’ İngilizce adıyla markalaştığını ve 2012 yılında bir Amerikan yeniden çevrimi için tarih beklediğini de ekleyelim.Kerem Akça’nın önerdiği 15 DVD:1-Bitmeyen Balayı (Touch of Evil)2-Scott Pilgrim Dünyaya Karşı (Scott Pilgrim vs. the World)3-Tiksinti (Repulsion)4-19005-Çingeneler Zamanı6-Sosyal Ağ (The Social Network)7-Paranormal Activity 28-Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma (Twilight Saga: The Eclipse)9-İki Aşık (Two Lovers)10-Suç Zamanı (Los âcronocrimenes)11-Harry Potter ve ölüm Yadigarları: Bölüm 1 (Harry Potter and the Deathly Hallows: Part I)12-Av Mevsimi13-Saftirik Greg’in Günlüğü (Diary of a Wimpy Kid)14-Çakal15-Narnia Günlükleri: Şafak Yıldızının Yolculuğu (Chronicles of Narnia: The Voyage of the Dawn Treader)Not: Liste, son 2 ayda çıkan DVD’lerden oluşturulmuştur. Her hafta güncellenecektir.keremakca@haberturk.com
Haberturk







