4/C kararına tepki

yazar: Haber tarih: Mart 31st, 2011 kategori: Güncel Haberler

Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Anayasa Mahkemesi’nin, kamudaki geçici personel çalıştırılmasına olanak sağlayan ”4/C” statüsünün iptali istemini reddetmesine ilişkin, ”Talihsiz bir karar olarak değerlendiriyorum” dedi.Türk-İş Başkanlar Kurulu, konfederasyon genel merkezinde toplantı. Kumlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin milletvekili genel seçimlerine hazırlandığına işaret ederek, Türk-İş’in, seçimleri sadece demokrasinin bir göstergesi olarak değerlendirmediğini, aynı zamanda ülke için yeni bir fırsat, ümit olarak gördüğünü söyledi. Seçim sürecinde siyasi partilerin Türkiye’nin sorunlarına yönelik yeni projeler gündeme getirmesinin, aynı zamanda ülkenin yeni bir hamle yapma gücünün de ifadesi olacağını dile getiren Kumlu, seçime giden Türkiye’nin en çok konuşulan ve merak edilen konusunun sivil ve demokratik bir anayasa yapılması meselesi olduğunu ifade etti. Siyasi partilerin bu konuda yaptıkları çalışmaları seçim öncesinde halkla paylaşmalarını, halka, taslakları hangi ölçüde benimsediğini gösterme fırsatı vermelerini talep ettiklerini belirten Kumlu, ”Bu konuda toplumu bilgilendirmeyen, kamuoyunda meseleyi muğlak bir halde bırakan yaklaşımlar benimsenirse siyasi partilerin seçim öncesinde ortaya koyacakları projelerin inandırıcılığı büyük ölçüde zedelenecektir” diye konuştu. Sivil ve demokratik anayasanın ülkenin ortak değerlerinden güç almadan ne sivil ne de demokrat olabileceğini vurgulayan Kumlu, şunları kaydetti: ”Türk-İş, çağdaş, demokratik ilkeleri benimseyen, laik, sosyal hukuk devleti yapısını koruyan, bireysel özgürlükleri temel alan, hukukun üstünlüğü temeline oturan, demokratik rejimin vazgeçilmez kuralı olan kuvvetler ayrılığı ilkesini benimseyip erkler arasındaki denge ve ahengi koruyan, uygarlık yolunda değişime ve gelişime açık, toplumumuzun temel değerleriyle bütünleşmiş, uzlaştırıcı bir Anayasa değişikliği beklentisi içindedir. Yapılacak değişikliğin Anayasa’nın bütününü kapsaması ve daha önce yapılan değişikliklerin ürünü olan çelişkileri de gidermesi önemlidir.” -”HAKLARIN BUDANDIĞI BİR ÜLKENİN…”- Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal modernleşmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Kumlu, fakat ekonomik ve sosyal alanda sağlanan gelişmeleri sürekli kılmanın yolunun daha fazla demokrasiden geçtiğini söyledi. Demokrasi içerisindeki gelişmenin her şeyden önce çalışanlar için sosyal hak ve özgürlüklerin genişletilmesi anlamını taşıdığına işaret eden Kumlu, ”Çalışma hayatı ile ilgili hukuki düzenlemelerin de bu anlayışla ele alınması gerekir. Çalışanlarının hak ve özgürlüklerinin genişletilmediği, aksine budandığı bir ülkenin daha fazla demokratikleşmesi mümkün değildir” dedi. Kumlu, son birkaç yıldır Türkiye’nin sosyal gelişmesini ihmal eden bir ekonomik büyüme anlayışı ile karşı karşıya olduğunu savundu. Sosyal sorunların dikkate alınmadığı bir büyüme anlayışının kaçınılmaz olarak toplumdaki eşitsizlikleri, dengesizlikleri artırdığını dile getiren Kumlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Elbette biz kalkınan bir ülke istiyoruz. Ama bu kalkınmayı sadece ekonomik büyüme ile değil, sosyal gelişme ile birlikte ele alan bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunun da altını çiziyor, bugüne kadar takip edilen politikaların böyle bir anlayışla oluşturulmadığını belirtmek istiyoruz. Sosyal güvenlik ve sağlık haklarından İşsizlik Sigortası Fonu’na, güvencesiz çalışma biçimlerinden taşeronlaşmaya kadar bir çok konuda emeğe karşı bir tavır içine girilmesi sadece bizi değil bütün toplumu rahatsız edecek boyutlara ulaşmıştır. Hükümet edişin bu biçimi tüm toplumda olduğu gibi teşkilatımızda da yoğun tepkileri beraberinde getirmiştir. Torba Yasa’da yer alan emek karşıtı hükümlerle kendisini bir kez daha ifade eden bu yaklaşımın seçimler sonrasında devam edeceğine ilişkin işaretler tarafımızdan gayet net okunmaktadır. AK Parti’den ve diğer siyasi partilerden beklentimiz, emeğin hak ve kazanımlarına saygı duyulması, bu kazanımların demokrasimizin bir kazancı olduğunun fark edilmesi ve seçimi kim kazanırsa kazansın, iktidar olacak parti ya da partilerin emeğin hak ve kazanımlarına el uzatmak yerine geliştirmek için çaba sarf edileceğinin sözünün verilmesidir. Bu alanda verilecek mesajların içtenliği, temsil ettiğimiz kitlenin oylarının şekillenmesinde hiç kuşkusuz belirleyici olacaktır.” -”ENDİŞE YARATAN UYGULAMALAR TERK EDİLMELİ”- Mustafa Kumlu, Türkiye’nin demokratikleşmesinin en önemli alanlarından birisinin düşünce özgürlüğü konularında yaşanan sorunların çözülmesi ile ilgili olduğunu söyledi. İnsanlara düşüncelerinden dolayı baskı yapılan, açıkladığı ya da açıklamadığı düşüncelerinden dolayı müdahale edilen ülkelerde demokrasinin sorunlu olduğunu belirten Kumlu, ”Türkiye bu alandaki sorunlarını çözmek, kamuoyu vicdanında endişe yaratan ve karşılık bulamayan uygulamaları hızla terk etmek zorundadır” dedi. Son günlerin önemli konularından birinin de hükümete Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi verilmesi içeren tasarı olduğunu anımsatan Kumlu, ”AK Parti Hükümeti, 8 yıl boyunca böyle bir talepte bulunmamıştır ve iyi de yapmıştır. Seçimlere 3 kay kala seçim sonrasını da kapsayan ve TBMM’nin devre dışı bırakılmasını beraberinde getiren böyle bir yetkinin istenmesi bizce hükümet ediş biçimini de içeren bir çok tartışmayı beraberinde getirecektir. Türkiye’de yürütmenin tüm tasarruflarını yasama organının onayladığı yasalar oluşturmalıdır” diye konuştu. Kamu kesimi toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde düşük ücretlerin iyileştirilmesini, ücretlerin enflasyona yenik düşürülmemesini ve refahtan pay alınmasını hedeflediklerini vurgulayan Kumlu, sözleşmelerin seçimlerden önce bitirilmesinin temel hedeflerinden biri olduğunu bildirdi. Kumlu, yaklaşık 250 bin kişiyi kapsayan toplu iş sözleşmelerinin, aileleriyle birlikte toplam 1 milyon kişiyi ilgilendirdiğine dikkati çekerek, ”Bu 1 milyon kişinin memnuniyeti ya da memnuniyetsizliği de elbette seçim sandığına yansıyacaktır” dedi. -1 MAYIS KUTLAMALARI- 1 Mayıs’ın 2009′da bayram ve tatil edildiğini, geçen yıl Taksim alanının 1 Mayıs kutlamalarına açıldığını anımsatan Kumlu, ”Gelinen noktada Türk-İş için Türkiye’nin tüm alanları 1 Mayıs alanıdır. Merkezi kutlama için Taksim alanı seçeneklerimizin başında gelmektedir. Başkanlar Kurulu toplantımızda 1 Mayıs’ı nerede ve nasıl kutlayacağımızı konuşup, bu konudaki yol haritamızı belirleyeceğiz” diye konuştu. Japonya’da yaşanan deprem ve tsunami sonrasında meydana gelen nükleer sızıntının, nükleer enerji konusunu dünyanın tüm ülkelerinde tartışılır hale getirdiğini dile getiren Kumlu, Japonya’da yaşananların, Türkiye’de de bir ”uyarı” olarak algılanması ve Türkiye’nin nükleer enerji konusundaki yaklaşımını gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. Kumlu, Anayasa Mahkemesi’nin, kamudaki geçici personel çalıştırılmasına olanak sağlayan ”4/C” statüsünün iptali istemini reddetmesine ilişkin bir soru üzerine, bu konuyu takip ettiklerini belirtti. Hukukçularının konuyu değerlendirdiklerini ifade eden Kumlu, ”Gerekçeli kararı görmeden bir şey söylemek mümkün değil. Ancak biz 4/C statüsünün Anayasa’ya ve yasalara aykırı olduğunu düşünüyoruz. Talihsiz bir karar olarak değerlendiriyorum” dedi. Mustafa Kumlu, 1 Mayıs kutlamalarını diğer emek ve meslek örgütleriyle birlikte yapma konusunu da Başkanlar Kurulu’nda değerlendireceklerini kaydetti. AA
Kaynak : Aksam

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da paylaşın
Popüler Aramalar

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.